Abartmıyorum, erkeklerin ilişkilerinde düştüğü en büyük hata şu olabilir: “Bir kadın beni beğenirse, ben değerli olurum.”
Bunu söyleyen erkeklere diyorum ki, kendinize gelin! Bu düşünce adamı yerle bir eder. Değeri dışarıdan bekleyen adam, her reddedilişte biraz daha küçülür. Oysa işin aslı tam tersidir. Sen kendine inanırsan, kadınlar bunu zaten koklar. Kadın dediğin canlı, kelimelere değil hâline bakar. Ne söylediğine değil, nasıl durduğuna dikkat eder.
Birçok adam kadınlarla konuşamamasını yakışıklılığa, paraya, şansa bağlar. Palavra. Sokakta bin tane örneğini görürsün. Ne yakışıklı ne zengin ama yanında kadın eksik olmayan adamlar vardır. Çünkü bu adamlar kendilerini ispat etmeye çalışmaz. Oldukları hâli saklamaz. Eğip bükmez. Olduğu gibi durur.
İşin asıl ana fikri: Sen kendini değersiz hissediyorsan, kadın da seni öyle görür. Çünkü senin kendinle ilgili verdiğin sinyali, karşı taraf aynen alır. İçten içe “Ben yetmiyorum” diyorsan, bunu saklayamazsın. Ses tonuna yansır, bakışına yansır, omzunun düşüklüğüne yansır. Her şeyine yansır!
Peki çözüm ne?
Çözüm kadınlardan başlamaz. Kendinle başlar.
Önce şunu kabul edeceksin: Eksiksin. Hepimiz eksik başladık. Bu bir utanç değildir. Utanç, eksik olduğunu bilip kımıldamamaktır. Adam dediğin kendine yatırım yapar. Okur, öğrenir, dener, yanılır. Canı yanar ama geri çekilmez.
Bir kadınla konuşurken yaşanan tıkanmanın sebebi “Ne diyeceğim?” değildir. Asıl mesele “Ya beni beğenmezse?” korkusudur. Bu korku seni kasıntı yapar. Dilini bağlar. Ellerini nereye koyacağını şaşırtır. Halbuki reddedilmek dünyanın sonu değildir. Sokakta yürürken ayağın takılır, düşersin, kalkarsın. Kimse bunu haftalarca düşünmez. Reddedilmek de böyledir.
Şunu net söyleyeyim:
Kadınlar mükemmel erkek aramaz. Rahat erkek arar.
Rahatlık, parayla satın alınmaz. Deneyimle gelir. Çok konuşarak değil, çok denemekle oluşur. İlk on konuşman berbat geçebilir. Sesin titrer, kelimeler yarım kalır. Olur. Yirmi sonra düzelir. Elli sonra gülersin. Yüzden sonra “Ben bunu niye bu kadar büyütmüşüm?” dersin.
Bir de şu var, kadınla konuşmayı amaç hâline getiren adam kaybeder. Kadını tanımak değil, etkilemek derdindeyse iş çuvallar. Kadın kendini hedef tahtasında hissettiği an geri çekilir. Halbuki sen sohbet etmeye niyetliysen, akış kendiliğinden akar.
Kadınlar hayatlarının tekdüzeliğinden sıkılır. Aynı muhabbetler, aynı tip adamlar, aynı laflar… Sen farklı olmak zorunda değilsin, sahici olman yeter. Rol yapma. Ezber cümlelerle dolaşma. Aklına geleni filtresiz söyle demiyorum ama kendini sansürleme.
Kendine bir hayat kur. Spor yap. Gücün artsın. Omuzların dikleşsin. Okuduğun kitaplar kelime hazneni genişletsin. Tek başına bir yere git. Yolunu kaybet. Bul. Bunlar seni adam yapar. Kadın bunun üstüne gelir.
Unutma: Kadınlar “beni eğlendirsin” diye bakar ama aslında “yanında rahat olayım” ister. Sen kendi hayatından keyif almıyorsan, kimse sana eşlik etmek istemez.
Son söz şudur:
Kadınları ikna etmeye çalışma.
Önce kendini ikna et.
Saygılar…
