Flört sürecini pek çok kişi farklı yorumlar. Kimisi flörtü tek bir an, kimisi başarılı geçen bir ilk buluşma, kimisi güçlü bir ilk etkileşim olarak görür. Halbuki flört, zamana yayılan ve doğru yönetilmediğinde hızla etkisini kaybedebilen bir dinamiktir. Asıl mesele, ilk temasın ardından oluşan çekimi sürdürebilmektir. Bu noktada yapılan hatalar, genellikle sürecin doğal akışını bozar. Gelin bu hataları birlikte mercek altına alalım.
En sık karşılaşılan problem, ilgi gördüğünü hisseden erkeğin kontrolü kaybetmesidir. Bazıları aşırı hızlanır; sürekli mesaj atar, yoğun ilgi gösterir, duygularını erkenden ortaya döker. Bazıları ise tam tersine, geri çekilerek mesafe koyar ve soğuk görünür. İki yaklaşım da sağlıklı değildir. Sağlıklı olan her ikisinden de birer parça almak olacaktır yani kadının sana yaklaşmasına alan açmalı, ancak tüm yönlendirmeyi ona bırakmamalısın. Sürecin ritmi iki tarafın da rahat hissettiği bir çizgide ilerlemeli.
Mesajlaşma bu dengenin en hassas parçalarından biri. Biliyorsunuz günümüzde flörtlerin büyük bölümü mesajlaşma üzerinden ilerliyor, onun için bu aşamadaki küçük hatalar bile büyük etki yaratabilir. Mesela sürekli mesaj atmaktan kaçının sürekli mesaj atan biri gizemini kaybeder. Hiç mesaj atmayan biri ise ilgisiz algılanır. İki ucu çamurlu değnek anlayacağınız J Mesajlaşma, buluşmaların yerini alan bir araç değil; onları destekleyen bir unsur olmalıdır. Uzun açıklamalar, duygusal dökümler ya da her mesajın bir beklenti taşıması süreci sürüncemede bırakır. Kısa, net ve yerinde yapılan mesajlaşmalar hem ilgiyi canlı tutar hem de karşı tarafa alan açar. Ayrıca hemen cevap verme zorunluluğu yoktur. Kendi tempona sadık olacaksın, bırak karşındaki sana uysun.
Flört sürecinde ilginin devam etmesi için merak duygusunu taze tutman gereklidir. Kadınlar rutinden çabuk sıkılır. Her şey tahmin edilebilir hâle geldiğinde çekim yavaş yavaş azalmaya başlar. Bundan dolayı küçük belirsizlikler canını sıkmasın bunların olması iyiye işaret gizem olsun maksat. Ama gizem yaratacağım diye de yalan söylemeye kalkma. Yalanın bedeli ağır olur. Her şeyi hemen söyleme, bırak karşı taraf zamanla keşfetsin.
Yaklaşma ve geri çekilme dengesi de flörtün temel dinamiklerinden biridir. Sürekli yaklaşan erkek zamanla değer kaybeder. Sürekli geri çekilen erkek ise bağ kuramaz. Doğru olan, dozunda bir denge kurabilmektir. Kadın sana yaklaştığında sen de bir adım yaklaşmalısın, ama dikkat et bu iki adım olmasın. Kadın geri çekildiğinde panik yapmadan aynı seviyede geri çekil. Bu tutarlılık, bilinçaltında güçlü bir algı oluşturur: “Bu adam kontrolünü kaybetmiyor.” Kontrolünü kaybetmeyen erkek güven verir. Güven ise çekiciliğin temelidir.
Bir noktadan sonra flört ya ilerler ya da dağılır. Bu aşamada belirsizliği sonsuza kadar uzatmak doğru bir şey değil bence. Büyük, dramatik konuşmalara gerek yok, daha sık buluşmalar, artan temas, paylaşımların derinleşmesi zaten yönü kendiliğinden belli eder. doğal bir akışla olursa olur yani olmazsa da yapacak bir şey yok. Sadece senden istediğim acele etme, süreci tartarak ilerle. Bodoslama dalma.
Genel çerçeveden bakıldığında, flört bir savaş değildir. Bir performans da değildir. Flört, doğru ruh hâlinin ve dengeli duruşun doğal sonucudur.
