Uzun yıllar boyunca erkeklere satılan büyük bir masal vardır: “İyi olursan sevilirsin.” Kibar ol, anlayışlı ol, hep dinle, hep ver, hep alttan al… Günün sonunda kadın seni fark eder, takdir eder ve seçer. Kâğıt üzerinde çok güzel. Gerçekte ise çoğu zaman sonuç hüsran.
Birçok erkek bu masalla büyür. Kadınların romantik, nazik, fazla düşünceli erkeklerden hoşlandığına inanır. Karşısına çıkan tablo ise kafasını karıştırır: Güzel kadınlar, çoğu zaman “serseri” diye etiketlenen erkeklerle birliktedir. Bu durum erkeklerin zihninde türlü bahaneler üretir. “Kadında sorun var”, “adam aslında gizlice iyi”, “bu geçici bir şey” gibi. Ama gerçek daha rahatsız edicidir: Çekicilik, ahlakla değil; duyguyla çalışır.
Kadınlar yakışıklı erkeklerden hoşlanabilir. Ama asıl bağ, davranışlarda kurulur. Kendine güvenen, sınırları olan, gerektiğinde umursamaz görünen erkekler daha fazla ilgi çeker. Bunun sebebi kötü olmaları değildir. Güçlü olmalarıdır.
“Serseri” olarak adlandırılan erkeklerin bazı ortak özellikleri vardır. Tahmin edilemezler. Kontrol edilmeye açık değillerdir. Hayatlarında rekabet vardır. Kendilerini merkeze koyarlar. Bunlar yanlış kullanıldığında toksik olur, doğru kullanıldığında ise son derece çekicidir.
İyi çocukların en büyük hatası şudur: Onay bağımlılığı. Kadının ne düşündüğünü fazlaca önemserler. Onu kaybetmemek için sürekli ayar yaparlar. Bu da kadının gözünde erkeği küçültür. Çünkü kadın, içgüdüsel olarak şunu hisseder: “Bu adam bensiz eksik.”
Örneğin bir öğrencinin hoşlandığı kıza olan sevgisini sınıfın ortasında ilan etmesi romantik bir film sahnesi gibi görünebilir. Ama gerçek hayatta bu, duygusal baskı olarak algılanır. Kadın kaçmak ister. Çünkü erkek, tüm ağırlığını onun üzerine bırakmıştır.
Çekicilik, rahatlıkla gelir. Kendinle barışık olmakla. Kaybetmeyi göze almakla. Erkek, “olmazsa olmaz” psikolojisine girdiği anda oyunu kaybeder.
Mesele kötü biri olmak değildir. Mesele güçlü, bağımsız ve kendin olmaktır. Kadınlar bunu hisseder. Erkek rol yaptığında da hissederler. Ve rol yapan erkek, ne kadar uğraşırsa uğraşsın ikna edici olamaz.
Velhasıl, İyi çocuk olmak yetmez. Erkek olmak gerekir. Kendi hayatının merkezinde duran, gerektiğinde gülüp gerektiğinde mesafe koyabilen bir erkek… İşte çekicilik tam olarak burada başlar.
