Kadınlarla iletişim konusunda ortalık bilgi çöplüğü. Herkes bir şey söylüyor, herkes “formül” satıyor. Yok şöyle mesaj at, yok böyle bak, yok ilk buluşmada bunu yap. Ama işin özünü kaçırıyorlar. O öz de şudur: rahatlık ve samimiyet. Gerisi fıs.
Bir kadınla konuşurken kasılıyorsan, rol kesiyorsan, kendin gibi davranmıyorsan, iş orada biter. Kadın bunu saniyesinde anlar. Sen daha cümlenin ortasındayken, o “bu çocuk kendisi değil” diye içinden geçirir. Çünkü kadın dediğin varlık empati makinesidir. Karşısındaki adamın iç dünyasını, niyetini, korkusunu, panik seviyesini emer resmen.
Düşünsene; sen en yakın dostunla konuşurken kelime mi seçiyorsun? Cümle kuracağım diye beynini mi yakıyorsun? Hayır. Akıyorsun. Rahatsın. İşte kadınla iletişim de böyle olmalı. Ne bir üstten bakma, ne bir eziklik. Doğal olacaksın. Olduğun gibi.
Samimiyet demek laubalilik demek değildir. Bu ikisini karıştıran çok adam var. Samimiyet, olduğun hâli saklamamaktır. Kadın bunu hisseder ve rahatlar. Çünkü kadınlar güvende hissetmedikleri ortamda durmaz. Güvenin ilk adımı da senin rahat olmandır.
“Beni Beğendi Mi?” Sorusu Zihnin Düşmanıdır
Erkeklerin kendine attığı en büyük kazık şudur: “Acaba benden hoşlandı mı?” Bu soru masum gibi durur ama adamı içten içe kemirir. Çünkü bu soru, kontrolü senin elinden alır ve kadına verir.
Şunu kafana kazı: Önemli olan onun ne düşündüğü değildir. Senin ne düşündüğündür.
Düşünceler bulaşıcıdır. Sen panik hâlindeysen, karşındaki kadın da huzursuz olur. Sen kendini yetersiz hissediyorsan, o da seni öyle görmeye başlar. Kadınların sezgileri boşuna efsane değildir. Senin ağzından çıkmayan cümleleri bile okurlar.
Bir adam “etkilemeliyim” moduna girdiği an kaybetmeye başlar. Çünkü o modda olan adam, onay dilenir. Onay dilenen adam çekici değildir. Nokta.
Rahat adam, kaybetmeyi dert etmeyen adamdır. Kaybetmeyi dert etmeyen adam da zaten kaybetmez.
Hayatında Tek Bir Kadına Kilitlenme
Bir kadını merkeze koyduğun an dengeler bozulur. Çünkü merkezde olan şey güç kazanır. Sen de gücü kadına vermiş olursun. Bu seni ister istemez gergin yapar.
O yüzden flört döneminde hayatında birkaç kadın olması seni rahatlatır. Bu bir oyun değil, bu psikolojik denge meselesidir. Sen rahatladıkça, umursamaz hâle gelirsin. Kadınlar bu hâli sever. Çünkü umursamazlık, değersizleştirme değildir; bolluk göstergesidir.
Şöyle düşün: Hayatında görüştüğün üç kadın var. Bir tanesi geri adım attı. Ne olur? Canın biraz sıkılır, sonra geçer. Ama hayatında tek bir kadın varsa ve o giderse, dünya başına yıkılır. İşte bu ruh hâli kadına geçer. Kadın da o yükü taşımak istemez.
Kadın, bir erkeğin hayatında tek nefes olmak istemez. O yük ağırdır.
Kadınların Bilinçaltı Nasıl Çalışır?
Kadınlar mantıkla değil, hisle bağlanır. Hisler de bilinçaltında oluşur. Bir kadın, çevresindeki kadınlar tarafından ilgi gören bir erkeği otomatik olarak daha değerli algılar. Bu kıskançlık değildir sadece; bu evrimsel bir refleks.
Bir ortamda çok da albenisi olmayan bir adamın etrafında birkaç güzel kadın görmüşsündür. Gülüşler, şakalar, rahatlık… Sonra fark edersin ki gözler o adama kayıyor. Neden? Çünkü kadınlar, kadınların seçtiğini merak eder.
Tarih öncesinden gelen bir yazılım bu. Eskiden güç fiziksel güçtü. Bugün güç; soğukkanlılık, karakter, duruş ve sosyal beceridir. Panikleyen, her şeye aşırı anlam yükleyen adam güçlü görünmez.
Bir kadın, karakter olarak güçlü gördüğü bir erkeği zaten cinsel anlamda da güçlü varsayar. Bunu test etmeye bile gerek duymaz. Zaten iş oraya gelmeden kararını verir.
Son Söz
Kadınları etkilemeye çalışma. Kendin olmaya odaklan. Hayatını doldur. Rahat ol. Samimi ol. Kontrolü elinde tut. Kadınlar, kendine yeten adamın peşinden gider. Çünkü o adamda eksiklik yoktur.
