İlişkilerde zaman meselesi diye bir şey var. Kimse başta ciddiye almıyor. Zaten erkeklerin çoğu da bunu fark ettiğinde iş işten geçmiş oluyor. Bu yazı biraz erken fark edenlere, biraz da “keşke bunu daha önce bilseydim” diyenlere gelsin…
Şu çekicilik denen şey var ya, sabit falan değil. Bugün var, yarın yok. Bazen tek bir hamleyle yükseliyor, bazen küçücük bir panikle yerle bir oluyor. Her şey zamanlama ve güç dengesiyle alakalı. Bir kadınla ilk temas güzel geçti diye, bu iş kesin yürür sanmak büyük hata. Telefon susmuyor, mesajlar uzuyor, geceye sarkıyor, sesler yumuşak, tatlı… Güzel. Ama şu kısmı kaçırıyoruz: Her güzel an devam etmek zorunda değil.
Erkeklerin en sık yaptığı hata tam burada başlıyor. İyi giden şeyi son damlasına kadar sıkmak. Konuşma güzel mi, sabaha kadar yazalım. İlgi var mı, üzerine biraz daha basalım. Halbuki çekicilik çoğu zaman tam tüketilince değil, biraz eksik kalınca büyüyor.
Onay arama meselesi de devreye giriyor sonra. Diyelim konuşmayı sen bitirdin. Güzel bir yerde kapattın. Ama içini bir huzursuzluk aldı. Geri dönüp açıklama yapma ihtiyacı hissettin. “Yanlış anladı mı acaba”, “soğuk mu oldu” diye. İşte farkında olmadan verdiğin mesaj şu: “Ben şu an senden onay bekliyorum.” Kadın bunu sezdiği anda işler değişiyor. Erkek kendinden eminliğini kaybettiği saniye, dengeler ters dönüyor.
Güç dengesi genelde bir gecede bozulmaz. Yavaş yavaş olur. Önce sen daha çok yazmaya başlarsın, o daha geç cevap verir. Sen plan yaparsın, o netleşmez. Çoğu erkek bu noktada daha fazla ilgi gösterirse durumu toparlayacağını sanır. En büyük yanılgı bu. İlgi arttıkça geri çekilme hızlanır. Çünkü artık sen “elde edilmiş” hissi vermeye başlamışsındır.
Bir ilişki sürekli inişli çıkışlıysa, orada sağlam bir şey yoktur. Kısa sürede kopuşlar, sessizlikler, soğumalar tesadüf değil. Kadın ilgisini kaybettiğinde çoğu zaman açık açık söylemez zaten. Mesajlar seyrekleşir, cümleler kısalır, temas azalır. Bu noktada zorlamak refleksi gelir. Halbuki yapılması gereken durmak. Geri çekilmek. Bakmak. Çünkü bazen en güçlü hamle hiçbir şey yapmamaktır.
Şunu da dürüstçe söyleyelim: Kadınlar ezik sevmez. Sert bir cümle gibi duruyor ama gerçek bu. Sürekli ulaşılabilir olan, sürekli açıklama yapan, sürekli orada duran erkek bir süre sonra merak uyandırmaz. Tahmin edilebilirlik çekiciliği öldürür. Sıkıcılık da ilişkinin sessiz celladıdır.
Eğer bir kadının gitmeye hazırlandığını hissediyorsan, duygusal pazarlığa girme. “Daha iyi olacağım”, “her şeyi düzelteceğim” cümleleri neredeyse hiç işe yaramaz. Tam tersine seni daha güçsüz gösterir. Bazen kontrolü geri almanın tek yolu, geri çekilmektir. Bu kaçmak değildir, inisiyatifi geri almaktır.
Velhasıl kelam, ilişkilerde kazananlar en çok sevenler olmaz. Doğru yerde durabilenler kazanır. Çekicilik bağırmaz, açıklama yapmaz, kendini ispatlamaya çalışmaz. Sessizdir ama nettir. Bunu kavrayan erkek, sadece ilişkilerde değil, hayatın genelinde de daha dengeli yürür.
