Hatalar Değil, Alışkanlıklar Kaybettirir

yazar KOÇ

Kadınlarla yaşanan iletişim sorunlarının çoğu tek bir hatadan çıkmaz. Genelde yıllar içinde fark etmeden edinilmiş alışkanlıkların sonucudur. Erkek yaşadığı her olumsuzluğu yanlış kadın, şanssızlık ya da kader diye adlandırır. Böyle deyince rahatlar ama gelişim tam da burada tıkanır. Çünkü suç hep dışarıdadır. Oysa ilerleme, dışarıyı suçlamayı bıraktığın yerde başlar.

Aşırı ilgi mesela. Bu bir karakter özelliği değil, öğrenilmiş bir alışkanlıktır. Erkek değer görmenin yolunu sürekli vermekte sanar. Daha çok ilgi, daha çok fedakârlık, daha çok açıklama… Çoğu zaman bunun kökü çocuklukta öğrenilen onay arama refleksidir. Ama yetişkin ilişkilerde bu refleks ters çalışır. Kadın, erkeğin kendine yetmediğini hisseder. Kendine yetmeyen biri güven vermez.

Alan ihlali de aynı şekilde. Fiziksel ya da duygusal fark etmez. Yaklaşırsam etkilerim düşüncesi çoğu zaman tam tersi sonuç üretir. Sürekli yazmak, sürekli orada olmak, sürekli temas kurmak. Sağlıklı iletişim biraz da mesafeyi yönetebilmekle ilgilidir. Alan tanımayı bilmek sadece kadınlarla değil, hayatın her yerinde geçerli bir beceridir.

Bekleme alışkanlığı var bir de. Bu genelde özgüven eksikliğinin makyajlanmış hâlidir. Erkek risk almaktan kaçındıkça zihni senaryolarla dolar. Şunu dersem ne olur, bunu yaparsam ne düşünür… Bu senaryoların çoğu felaketle biter. Gerçekte ise işler nadiren kafada büyütüldüğü kadar karmaşıktır. Hareket etmek zihni susturur, beklemek değil.

Ezber senaryolar insanı kilitler. Şöyle davranmalıyım, böyle konuşmalıyım, şurada bunu yapmalıyım. Bunlar gelişimin önündeki en büyük engellerdendir. Çünkü insanı kalıba sokar. Oysa gelişim biraz da esnek olabilmektir. Ortamı okumak, karşı tarafı gözlemlemek, an ne gerektiriyorsa onu yapabilmek. Bunlar doğuştan gelmez, çalışılarak kazanılır.

İkna etmeye çalışma alışkanlığı da çok şey anlatır. Değeri dışarıdan almaya çalışmanın sonucudur bu. Kendinden memnun olan erkek kimseyi ikna etmeye uğraşmaz. Uyum varsa kalır, yoksa yoluna bakar. Bu kayıtsızlık değildir, sınırdır. Sağlıklı bir sınır.

Onay aramak genelde kişisel gelişimin erken safhalarında görülür. Erkek kendi varlığını karşı tarafın tepkisine bağlar. Beğendi mi, onayladı mı, kabul etti mi… Oysa gerçek özgüven kim olduğunla barışık olmaktan gelir. Konuşmak için izin istemek değil, iletişim kuracak alanı açabilmek gerekir.

Kişisel gelişim genelde burada başlar
Davranışlarını fark ettiğinde
Alışkanlıklarını sorguladığında
Kendini merkeze aldığında

Kadınlarla iletişim aslında erkeğin kendisiyle olan ilişkisini yansıtır. Kendinle netleştiğinde, ilişkiler de netleşir.

Diğer yazılarımıza göz atın