Bilinçaltı, Duruş ve Gerçek Özgüven Üzerine Net Bir Rehber

yazar KOÇ

Bu hayatta bazı seçimler vardır; insanlar “neden böyle oldu” diye düşünür ama cevabı mantıkta arar. Oysa çoğu karar mantıkla değil, hisle alınır. Kadınların erkek seçimi de tam olarak böyledir. Kadınlar “alfa erkek” dediğimiz profili bilinçli şekilde oturup analiz etmez. Bir Excel tablosu açıp artı-eksi yapmaz. Onu hissederler, yaşarlar ve seçerler.

  • Kadın zihni bilinçaltıyla çalışır. Duruş, tavır, ses tonu, beden dili, kokun, bulunduğun ortamdaki rahatlığın… Bunların tamamı tek tek analiz edilmez ama hepsi birlikte bir sonuç doğurur. O sonuç şudur: “Bu adam güçlü.” Kadın bu hissi aldığı an, nedenini açıklayamasa bile içindeki çekim başlar.
  • Burada devreye giren kavram feromon meselesidir. Feromon, reklamlarda anlatıldığı gibi sihirli bir parfüm değildir. Feromon; senin iç dünyanla, bedeninin verdiği doğal sinyallerin toplamıdır. Yürüyüşün, hareketlerin, göz temasın, konuşurken kelimeleri seçme şeklin, panik yapıp yapmadığın… Hepsi feromon üretiminin parçasıdır. Kadın, feromonu burnuyla değil; sezgisiyle algılar. Sen kendini rahat, güçlü ve merkezde hissettikçe bedenin bunu dışarı yansıtır. İşte bu yüzden sırf pahalı parfüm sıkmak, pahalı saat takmak ya da lüks arabaya binmek tek başına bir anlam ifade etmez. İçeride bir şey yoksa dışarısı çalışmaz.
  • Çekicilik tek bir parçadan oluşmaz. Yakışıklılık ilk kapıdır ama kapının ardında karakter yoksa kimse içeri girmek istemez. Kadınlar için arzu, zamanla büyüyen bir histir. Erkek karakterini tanıdıkça, davranışlarını gördükçe bağ kurulur. Bu yüzden sokakta yakışıklı olmayan ama çok etkileyici kadınlarla birlikte olan erkekler görürsün. O kadınların gözü bozuk değildir; o erkeklerin duruşu sağlamdır.
  • Burada kilit nokta özgüvendir. Özgüven, kadın gözünde arabadan, evden, paradan daha değerlidir. Çünkü özgüven güven hissi verir. Güven hissi olmayan bir adam, ne kadar zengin olursa olsun kadın zihninde “dayanak” olarak yer etmez. Son model arabası olup tek başına takılan, insanlarla göz teması kuramayan, reddedilince dağılan erkekler bunun canlı örneğidir. Parası vardır ama merkez yoktur. Merkez yoksa çekim de yoktur. Kadın, duygusal olarak kendini bırakabileceği bir enerji arar. Bu enerji özgüvenden gelir.
  • Erkekler çoğu zaman “mantıklı hamle” yapmaya çalışır. Kadın tarafı ise hislerle hareket eder. Bu bir üstünlük ya da zayıflık meselesi değildir, doğanın işleyişidir. Bir kadının kalbine ulaşmak istiyorsan, onun mantığını değil bilinçaltını etkilemen gerekir.
  • Peki Bilinçaltı nasıl etkilenir? Kelimelerden önce davranışlarla. Umursamazlıkla karıştırılmaması gereken bir rahatlık hali vardır. Kendinden emin erkek, onay peşinde koşmaz. Onay peşinde koşmayan erkek, farkında olmadan daha çok onay alır. Bu paradoks gibi görünür ama hayat böyle çalışır.
  • Özgüven doğuştan gelen bir armağan değildir. İnşa edilir. İnşa süreci zihinden başlar. Kendinle ilgili taşıdığın negatif inançlar, seni fark etmeden sabote eder. “Ben yeterli değilim” düşüncesi, beden diline yansır. Ses tonunu düşürür. Göz temasını kaçırtır. Kararsız gösterir.
  • Düşünce değiştiğinde davranış değişir. Davranış değiştiğinde çevrenin tepkisi değişir. Çevrenin tepkisi değiştikçe sen de kendine daha çok güvenmeye başlarsın. Bu bir döngüdür ve yukarı doğru çalışır.
  • Zihni yeniden programlamak için basit ama etkili bir yöntem vardır: yazmak ve hayal etmek. Kâğıt kalemle yapılan çalışmalar, dijital notlardan daha etkilidir. Çünkü yazarken zihin yavaşlar, kelimeler içeri işler. Kendinle ilgili olumlu cümleleri yazarken sadece kelimelere odaklanma. O cümlenin içindeymiş gibi hisset. Kendini o sahnenin ortasında hayal et. Zihin, hayalle gerçeği ayırt etmez. Bu yüzden düzenli yapılan zihinsel çalışmalar karakter üzerinde gerçek değişim yaratır.
  • Sabah ve gece yapılan tekrarlar bu işin kilididir. Özellikle gece. Uyku öncesi zihne giren düşünceler, gece boyunca işlenir. Bir ay boyunca düzenli yapılan bu çalışma, fark edilmeden duruşunu değiştirir. İnsanlar sana farklı bakmaya başlar ama asıl değişimi sen hissedersin.

Unutma: Kadınlar alfa erkeği aramaz, hisseder. Alfa olmak rol yapmak değildir. Kendini inşa etmektir. İçeride neysen dışarıda o görünür. Gerisi fasa fiso

Diğer yazılarımıza göz atın