Çekicilik, fedakârlık yarışına girmekle oluşmuyor. Kadınlar genelde söylenen cümlelerden çok, hissettikleri şeye tepki veriyor. O yüzden bazı erkekler ne kadar uğraşsa da görünmez olurken, bazıları pek bir şey yapmadan ilgi çekebiliyor.
Burada anlatılanlar numara yapmak ya da rol kesmek için değil. Daha çok, dengeli bir duruşun neden çekici algılandığını anlamanız için.
Kendi Fikri Olan ve Onun Arkasında Duran Erkek
Birçok erkek, hoşlandığı kadınla her konuda aynı fikirde olursa işin garanti olacağını düşünüyor. Tartışmadan kaçıyor, karşı çıkmıyor, hatta kendi düşüncesini bile yutuyor. İlk bakışta uyumlu gibi duruyor ama zamanla bu durum çekiciliği düşürüyor.
Kendi görüşü olan ve bunu sakin şekilde savunabilen erkek, farkında olmadan “ben muhtaç değilim” mesajı veriyor. Bu mesaj bilinçaltında güçlü bir etki bırakıyor. Çünkü bu duruş, adamın onay peşinde koşmadığını, kendi ayakları üzerinde durduğunu gösteriyor. Kadınlar, sürekli kaybetme korkusuyla hareket eden erkeklere değil, seçici ve bağımsız duran erkeklere daha çok ilgi duyuyor.
Buradaki kritik nokta, inatlaşmak ya da sürekli ters düşmek değil. Saygılı bir şekilde farklı bir bakış açısı sunabilmek. Her konuda birebir aynı düşünmek güven vermez, aksine sıkıcı bir hava yaratır. Farklılık ise merak uyandırır.
Sosyal Hayatı Olan ve Diğer Kadınlarla Doğal İletişim Kurabilen Erkek
Hoşlanılan kadına aşırı odaklanmak erkeklerin en sık düştüğü tuzaklardan biri. Daha baştan hayatındaki her şeyi geri plana atmak, “sensiz yapamam” havasına girmek romantik gibi görünse de çoğu zaman ters etki yapıyor. Bu durum genelde muhtaçlık sinyali olarak algılanıyor.
Kadınlar sosyal değeri olan erkekleri çekici bulur. Sosyal değer dediğimiz şey sadece popüler olmak değil. Ortamlarda rahat olmak, iletişim kurabilmek, insanlarla temas edebilmek. Bir erkeğin diğer kadınlarla doğal ve ölçülü şekilde iletişim kurabilmesi, onun tercih edilen biri olduğunu gösterir. Bu da çoğu zaman kıskançlıktan çok rekabet hissini tetikler.
Burada bahsedilen şey saygısızlık değil. Sınır bilmek önemli. Asıl mesele, bir erkeğin kendi hayatını tamamen askıya almaması. Kadınlar, her şeyden vazgeçip hayatını tek bir kişiye bağlayan erkekten ziyade, zaten bir hayatı olan ve o hayata bir kadını dahil eden erkeği daha çekici buluyor.
Başta Net Bir Çekim Yaratabilmek
Birçok erkek işin başında çekim yaratmaktan çekiniyor. Yanlış anlaşılmaktan korkuyor, ortam bozulur sanıyor ve her şeyi duygusal zeminde tutmaya çalışıyor. Ama çekim netleşmezse, farkında olmadan “arkadaş” konumuna yerleşiyor. Oradan çıkmak da kolay olmuyor.
Çekim yaratmak demek kaba olmak ya da rahatsız edici davranmak demek değil. Hafif bir temas, doğru göz teması, beden dili ve mesafeyi iyi ayarlamak niyeti zaten anlatıyor. Kadınlar belirsizlikten pek hoşlanmaz. Erkek ne istediğini davranışlarıyla net şekilde gösterdiğinde, karşı taraf da pozisyonunu ona göre alıyor.
Duygusal bağ ve fiziksel çekim birbirine zıt şeyler değil. Tam tersine, birbirini tamamlıyor. Sadece iyi bir dinleyici olmak ya da anlayış göstermek yetmiyor. Çekim baştan doğru kurulmazsa ilişki dostane bir yerde takılı kalıyor.
Sonuç: Çekicilik Rol Değil, Duruş Meselesi
Bu üç madde ezberlenecek taktikler değil. Temelinde özgüven, bağımsızlık ve netlik var. Kadınlar, söylenen sözlerden çok ortamdaki hissi algılıyor. Kendi fikri olan, sosyal hayatı bulunan ve ne istediğini net şekilde ortaya koyabilen erkek doğal olarak çekici duruyor.
Asıl mesele birini etkilemeye çalışmak değil, kendini doğru yere koymak. Bu duruş iletişimin geneline yayıldığında, çekicilik ekstra çaba harcamadan ortaya çıkıyor.
