Olgun Erkek Olabilmek

yazar KOÇ

Bir erkeğin kadınlarla ilişkilerinde yaşadığı sıkıntılar çoğu zaman nelerdir?  İlgisizlik, reddedilme, arkadaş kalma senaryoları… böyle devam eder gider değil mi? Peki bu tablonun altında yatan asıl nedeni hiç düşündünüz mü? Bu neden çoğunlukla derindedir. Erkeğin kadınlarla ne yaptığı değil; kendisi hakkında neye inandığıdır. İşte bunun farkına varan erkek “olgun erkek” olmanın ilk adımını atmıştır.

Olgunluk sessizdir. Kendini kanıtlama derdi yoktur. Olgun erkek, bir kadının ilgisini kazanamıyorsa bunu kişisel bir yıkım olarak görmez. “Demek ki uyuşamadık” diyebilir. Bu cümle basit gibi görünür ama arkasında sağlam bir iç yapı vardır. Kendini tanıyan erkek, her kapının kendisi için açılmak zorunda olmadığını gayet iyi bilir.

Olgun olmayan erkek ise, sürekli veren pozisyonundadır. Onay bekler, karşılık umar, sabır gösterir ama içten içe yıpranır. Zamanla şunu fark eder: Ne kadar çok uğraşırsa, o kadar görünmez olur. Çünkü karşı taraf, bu çabayı fedakârlık değil, değer eksikliği olarak algılar. Erkeği içten içe zayıflatan husus tam da budur. İhtiyaç, dengeyi bozar. Denge bozulduğunda ise ilişkide eşitlik kalmaz.

İşte duygusal bağımsızlık bu noktada ortaya çıkar; Duyguların sorumluluğunu almak, ilgi gördüğünde şımarmamak, ilgi görmediğinde dağılmamak…

Kadınlar, bu dengeyi çok net hisseder. İlgi için çırpınan erkekle, hayatında zaten bir düzeni olan erkek arasındaki fark ilk dakikada anlaşılır. Birincisi onay arar, ikincisi paylaşım. Biri alınmak için uğraşır, diğeri tanımaya gelir.

Erkeğin kendi hayatını ciddiye alması; işini, hedeflerini, sınırlarını önemsemesi, onu doğal biçimde çekici kılar. Çünkü bu, “ben buradayım” demenin en sade hâlidir. Ne yüksek sesle ilan etmeye gerek vardır ne de rol yapmaya.

Sonuç olarak; olgun erkek olmak, öğrenilen bir numara değildir. Bu, erkeğin kendisiyle yaptığı uzun ve sessiz bir yolculuğun ürünüdür. Beğenilme ihtiyacı azaldıkça, değer bilinci güçlenir. Değer bilinci güçlendikçe, ilişkiler zahmetsizleşir. Ve en önemlisi, erkek artık birini kazanayım diye değil, ortak bir paylaşımım olsun diye çabalamaya başlar.

Diğer yazılarımıza göz atın